Siberkült

Rock kategorisi yazılarında anlatılan sanatçılara ait örnekler dinlemek için kullanabilirsiniz.
Oca 05 2009

Bir Yeni Araştırma…

Kategori: Bilişim Yönetimi

CIO dergisinin her yıl yaptığı ,”CIO’nun Durumu” adlı araştırmanın sonuçları geçenlerde yayınlandı. 8 yıldır Kuzey Amerika bağlamında yapılan bu araştırma ,bu kez 2008 ‘in Eylül ayında gerçekleştirilmiş ve 506 Üst Yöneticiden elde edilen sonuçlara dayanıyor. Verili hata payı ise +/- 4.4. % Her ne kadar çok gelişmiş bir coğrafi bölgeye ait olsa da ,bu bölgenin dünya yönelimlerini belirleyici rolü olduğu için, incelenmesi gerekli bir çalışma. Türkiye’de benzeri çalışmalar ne yazık ki yapılmıyor ve yurt dışındaki durumları izlemekle yetinmek zorundayız, şimdilik.

Araştırmaya katılan Yöneticilerin çalıştıkları şirket büyüklükleri (Amerikan Doları olarak) ve bahsi geçen 506 kişi içindeki oranları şöyle: 5 Milyar ve üzeri- %14, 1 Milyar- 4.9 Milyar arası- %23, 101 Milyon- 999.9 Milyon arası- %36, 100 Milyondan az- %22, Bilinmeyen- % 5. Bu tür araştırmalarda önemli bir unsur olan katılımcıların sektörel dağılımı ise şöyle: Finansal Hizmetler- % 7, Dağıtım/Toptan/Perakende- % 9, Sağlık- %10, İmalat/Üretim- % 10, Kamu- %12, Eğitim/Kar amacı Gütmeyen- %12.

Bazı ilgi çekici sonuçları ise şöyle özetlemek olası:

Öncelikle; BT harcamalarının Ciroya oranı olan ve bir BT Yöneticisinin anahtar göstergesi durumundaki “BT Oranı” ne durumda ? Tüm ortalama 5 % yi işaret etmekte. Bu oran küçük şirketlere (Yıllık 100 Milyon dolar cirodan az) gittikçe artmakta: % 7.6. Büyük şirketlerde (Yıllık 1 Milyar Dolar ciro ve üzeri) azalmakta : % 3.8. Bu ikisi arasında kalan orta ölçekli şirketlerde ise bu önemli oran % 4.5. Bu oranlara bakıp bir “benchmarking” yapmadan önece sektörel bazda aldığı değerlere de göz atmak gerekiyor: Finansal Hizmetler. % 7.7, Eğitim: % 6.4, Kamu: % 5.7, Sağlık: % 4.7, Toptan/Perakende: % 2.9, BT dışı imalat/üretim: % 2.2. Bir tür malumun ilanı tekrarlanmış oluyor böylece. BT de en büyük harcamaların- Kuzey Amerikada da- eğitim kuruluşlarını saymazsak- Finans ve Kamuda yoğunlaştığı tekrar tespit edilmekte.

Hep söylenen bir olgu bu araştırmanın sonuçlarında da belirmiş durumda: Araştırmaya katılan CIO’ların algılamaları ile İş Kanadı üst yöneticilerin algıları örtüşmemekte. Örneğin CIO’lar kendi hedeflerinde birinci sıraya son kullanıcı verimliliğini arttırmayı koyarlarken, bu CIO hedefi iş kanadı yöneticileri için dördüncü sırada. Yine, CIO’lar yeni müşteri kazanımı ve elde tutulması hedefine kendileri için 8. bir öncelik sırası verirlerken, bu İş Kanadında 1. öncelik olarak belirmekte. Aynı durum BT performansı sorgulandığında da ortaya çıkmakta . Örneğin CIO’ların % 85 i, BT nin temel ürün ve hizmetleri sağlamaktaki etkinliğine işaret ederlerken, İş kanadı Yöneticilerinde bu oran % 70 lere düşmekte. Buna benzer pek çok farklı algılama halen çok üzerinde durulan ve neredeyse bir retoriğe dönüşmüş    BT ve İş “çakıştırması” (alignment) hedefinden halen uzakta olunduğunu kanıtlamakta.

Bu ilginç araştırmanın çok ayrıntılı bulgularına bu linkden ulaşabilirsiniz.

Ara 30 2008

Yeni Yıl

Kategori: Duyurular

yyilturk.jpg

Ara 24 2008

Geçen Yıldan…

Kategori: ROCK

sk2412082.gif

Tüm 2008 boyunca hangi albümleri dinleyip ne gibi ukalalıklar yazmışım diye geri bakınca bir liste çıkarmak farz oluyor ister istemez. Dinleyip ahkam kestiğim “seçkin !” 2008 albümlerinin listesi çok uzun değil. (Nerede o eski zamanlar !)

Öte yandan, bu yıl da Rock’da hiç bir işe “Vay canına !” diyemedik ne yazik ki. Yayınlanış tarihine göre bu yılın en iyi Rock albümleri arasında yeni yegane isim Bon Iver ve albümü “For Emma, For Ever Ago” ise bence yılın en iyi sürprizi.Bakalım ne demişiz :

(Puantaj; 1: Yaramaz, 2: Pek sarmaz 3: Temiz iş, 4: Mutlaka dinlenmeli 5: Vay canına !)

The Cure- 4:13 Dream (Ekim, 2008) : Bu 30 yıllık İngiliz art-rock grubu ne varsa eskilerde var dedirtecek istemeden de olsa. 4 yıldan beri bu ilk ve 13. stüdyo albümlerinde artık 4 kişiye de inen The Cure, döktürüyor. Grubun Wish dönemiyle birebir örtüşen bir müzik arayanlar bu albümde aradıklarını bulacaklar. Piyasaya bu kadar ters ve bu kadar iyi iş çıkarmak zaten başlı başına bir cesaret işi, ama virtüozite de şaşırtıcı. Sonuçta torpilsiz (4) .

Bon Iver -For Emma ,Forever Ago (Mayıs,2008) : Wisconsin’in içinden (!) Justin Vernon’un (Bon Iver ise takma ad) , tamamen tek başına yaptığı , ilk plağı. Akustik gitar, elektronik ve çok eski bir bilgisayarla çalışıp, üzerine de stüdyoda oynayarak neler yapılabileceğini gösterir çok cesur bir Americana çalışması. Bir an Elliot Smith ve başka bir an Brian Wilson’u çağrıştırır tınılar aldıysam da çok özgün. Retro sevenler için de birebir .(4)

Tindersticks - The Hungry Saw (Nisan,2008) : Nottingham’ın bu kült grubunun 2003 den beri ilk albümü. Vokaldeki Stuart Staples her zaman iyi. Grup ise pek çok eleman değişikliği geçirip, stüdyo müzisyenlerinin desteklediği bir üçlüye dönüşmüş durumda. Yıllardır süren çizgileri ise değişmeden devam ediyor. Reklamındaki gibi, gizemli, karanlık ve ayartıcı. Sanki tek bir şarkıları var Tindersticks’in ve yıllardır ne hikmetse bıkmadan hep o şarkıyı dinlemekteyiz , duygusu. Severiz, o nedenle torpilli .(4)

The Raconteurs -Consolers of the Lonely (Mart,2008) : Jack White’ın Brendan Benson ile kurduğu bu proje grubunun bu yeni albümü de sıkı. Bu albümde White Stripes tınılarına daha yakın bir iş çıkarmışlarsa da, geniş etkilenme alanları ,yüksek adrenalinli ve kuvvetli bestelere yol açmış. Bir de The Who etkisi bazı parçalarda çok net. Bu yılın en iyi albümleri arasına girmeye aday. (4)

Nick Cave and the Bad Seeds - Dig Lazarus Dig!!! (Mart,2008) : Ustanın son zamanlardaki en iyi işi. Geçen yılın Grinderman projesindeki müzikten ayrılıp, Bad Seeds tınılarına dönmüş bu karanlık alanların söz ve müzik zanaatkarı. Çok iyi iş. Uzun süre dinlenecektir. (4+)

“Temiz iş”, kategorisi ,vasatın az üzerinde kümelenen fakat ciddi özen gösterilmiş zorlu çalışmaları kapsıyor. Çoğu dikkat çekici isim 2008 de bu tanımın içinde kalıyor ve Çilekeş de bu kategoride övülmeyi hak ediyor.:

Kings of Leon- Only by the Night (Eylül,2008): (3+)

Metallica- Death Magnetic (Eylül,2008): (3+)

Paul Weller- 22 Dreams (Haziran,2008) : (3+)

Sigur Rðs - Með suð í eyrum við spilum endalaust (Haziran,2008) : (3)

Joan As A Police Woman - To Survive (Haziran, 2008) : (3)

The Last Shadow Puppets - The Age of the Understatement (Nisan, 2008 ) : (3)

Çilekeş- Katil Dans (Nisan, 2008): (3)

The Fall -Imperial Wax Solvent (Nisan, 2008) : (3)

Nine Inch Nails -Ghosts I-IV (Nisan, 2008) : (3)

Elbow -The Seldom Seen Kid (Mart,2008): (3-)

Supergrass- Diamond Ho Ha (Mart, 2008) : (3+)

Stephen Malkmus & The Jicks -Real Emotional Trash (Mart,2008) : (3)

The Gutter Twins - Saturnalia (Mart, 2008) : (3+)

Kelley Stoltz -Circular Sounds (Şubat, 2008) : (3-)

Marah - Angels of Destruction (Ocak, 2008) : (3+)

Ringo Starr - Liverpool 8 ( Ocak, 2008) : (3+)

British Sea Power- Do You Like Rock Music (Ocak,2008) : (3-)

2 ile gösterilen “Pek sarmaz” kategorisi ise genel bir hayal kırıklıkları kategorisi. Yılın en büyük hayal kırıklığı ise Portishead kaynaklı bence :

Guns N Roses- Chinese Democracy (Kasım, 2008) : (2+ )

Nickelback -Dark Horse (Kasım, 2008) : (2)

Killers - Day & Age (Kasım, 2008) : (2 - )

Kaiser Chiefs -Off with their Heads (Ekim, 2008) : (2-)

AC/DC - Black Ice (Ekim,2008) : (2+ )

Oasis- Dig out Your Soul (Ekim, 2008): (2+)

Travis- Ode to J. Smith (Eylül,2008): (2-)

The Fratellis-Here We Stand (Haziran,2008) : (2)

Coldplay -Viva La Vida or Death and All his Friends (Haziran, 2008) : (2)

The Zutons - You Can do Anything (Haziran, 2008) : (2+)

No Age -Nouns (Mayıs, 2008) : (2-)

The Futureheads -This is not the World (Mayıs, 2008) : (2+)

Isobel Campbell & Mark Lanegan- Sunday at Devil Dirt (Mayıs, 2008): (2+)

Portishead - Third (Nisan, 2008) : (2)

Foals -Antidotes (Mart,2008 ) : (2-)

American Music Club - The Golden Age (Şubat,2008) : (2+)

Drive by Truckers - Brighter Than the Creation’s Dark (Ocak,2008) : (2+)

Rock’taki yeni işleri takipte şüphesiz bazı ön hükümlere dayanarak hareket etmek bizim gibi eskiler için kaçınılmaz, ancak Anglo-Sakson müzik medyasının yorumlarına da bakarak yeni albümleri yakaladığımız için “berbat” işlere (ki aslında çoktur) kazayla fazla toslamamaktayız. Buna rağmen aşağıdakiler ,”yaramaz”, yani uzak durun kategorisinde belirmişler.

Snow Patrol- A Hundred Million Suns (Ekim, 2008) (1+ )

TV on the Radio- Dear Science (Eylül, 2008): (1)

These New Puritans -Beat Pyramid (Ocak,2008) : (1)

Kriz dönemlerinin müziğinde hep farklı ve sıkı çıkışlar görülmüştür, bakalım 2009 da bu saptama kendini tekrar doğrulayacak mı ? Türk modern rock’ında ne beklemeliyiz sorusuna ise ben bir yanıt bulamadım ,henüz. İyi bir yanıt umalım yine de…

Ara 18 2008

Kurumun Ön Kapısı Ne Alemde ?

Kategori: Güvenlik

Web sunucularının kurumların ön kapısı oldukları malum. Web sunucularına yönelik saldırıların çok yüksek boyutlara çıktığı da bilinmekte. Pek çok kurum ise yeni teknikler/teknolojiler ve tehditler karşısında yeterli güvenlik ölçeklerine kavuşmuş değil. Bu durumun nedenleri bir yerde Web sunucularının kurulup işletilmesindeki çeviklik yönelimlerinden de kaynaklansa ve de genelde mali boyut içerse de bazı özgün bileşenlere sahip.

Bu nedenler özetlenmeye çalışılınca aşağıdaki gibi bir liste ortaya çıkmakta:

  • Pek çok kurum Web sunucularının konfigürasyon ve içeriğini sürekli ve hızla değiştirebilecek araç ve kaynaklara yatırım yaparken benzer yaklaşımı yeni Web uygulamalarının güvenlik kanadında göstermemekte.
  • Web master’ların çoğunluğunun ,Web sunucularının ,”root” ve “admin” kontrollerine de sahip olması, kurumsal BT Güvenlik politika ve prosedürlerinin uygulabilirliğine bir engel oluşturmakta.
  • Web sunucuları çeşitli tedarikçilerden edinilmiş yazılımlar ile dahili geliştirilmiş kodların ve de aynı zamanda “freeware/shareware”, çeşitli açık kaynak kodunun içi içe geçtiği karmaşık ve de hızlı değişen yapılar halinde.
  • Web açılımı veya Web servisi sağlayan arayüzler nedeni ile ,geçmişte yazılmış/geliştirilmiş (o zamanlar gerekmediği için hiç de güvenli olmayan) önemli uygulamalar her türlü tehdite açık hale gelmiş durumda.

Tüm bu özellikler Web sunucularını bir kurumun en karmaşık, en az korunan ve en çok tehditlere açık BT unsurları haline getirmekte. Tüm BT Güvenlik uygulamaları gibi Web sunuculara yönelik güvenlik çabalarının da teori-pratik arasında bir orta ya da “optimal” noktaya yönelmesi ise zorunlu şüphesiz.

Kurumun, Kurumsal BT’nin ölçeği dışında, Web sunucularının yoğunlaştığı dışa açık alanlardaki işlemlerin niteliği, dış ortam, trafik ve içerik özellikleri gibi pek çok değişken ise genel geçer bir optimal çözüm önermesini zorlaştırmakta. Ancak en azından ,tüm güvenlik çabalarını sonuçta sabote edebilecek ya da güçlendirecek, “kurumsal kültür” temel faktörünü de unutmadan Web Güvenlik hierarşisini kabaca tekrar çizmekte yarar var.

Host edilsin edilmesin tüm Web sunucuları en yüksek güvenlik ve de maliyetten ,en düşüğe doğru kabaca 6 Web güvenlik katmanından birine oturacaklardır:

  • 6.En tepede; gizli ve kritik uygulamalarda- Güvenli (Trusted) işletim sistemi ve Uygulaması
  • 5.Host tarafında sızma koruması (intrusion prevention.)
  • 4.Web uygulama firewall’u
  • 3.Uygulama zaaf testleri (Application Vulnerability Testing).
  • 2.Sunucu tarafında firewall ve sızma koruması.
  • 1.Standart güvenlik konfigürasyonlarının uygulanması.(Web sunucusu “sanallaştırılmış”, ise 1. katmandaki standart güvenlik konfigürasyon ve yama yönetimi sanallaştırma uygulamasını da içermeli ve değişik güvenlik düzeylerinde başka başka sanal makineler Web sunucu ile aynı “fiziksel” makinede yer alıyorsa ilaveten “ayrımlaştırma” teknikleri de uygulanmak durumunda.)

Yukarıdaki her katman için şüphesiz pek çok çözüm ve uygulama deneyimi de tedarikçi pazarında mevcut. Ancak 1 ve 2. katmanlardan sonra yukarıya doğru gerek maliyetler gerekse de uzmanlık gerekleri geometrik olarak artmakta. Bu durumda gerekli mali olanakları elde edene kadar Kurumsal BT güvenliği 1 ve 2. katmanlara yoğunlaşmak ve bilinen ağ ve sunucu güvenlik inceleme/izleme araçlarını kullanmaya devam ederek, geçici çözümlerle yetinmek durumunda.

Maalesef gerçek bu. Ama 1 ve 2. katmanlardaki temel gereklerin bile göz ardı edildiği de, ülkemizde bir başka gerçek.

Ara 12 2008

Yıl Sonu Sesleri

Kategori: ROCK

 

Yılın sonuna doğru hızla giderken, özellkle Kasım ayının son günlerinde yeni album sayısı arttı. Bunların içinde harcı alem silme ticari işler 21. yüzyılın ilk on yılının bir gerçeği olarak çoğunlukta. Bazı on yıllık dönemlerde müzikte gerileme bariz biçimde görülen bir olgu. Bunun sosyo-kültürel bir takım açıklamaları olsa gerekir. Öte yandan ekonomik açıdan gerileme ya da kriz dönemlerinde yeni müzik patlamalarının olduğu da bir gerçek.Hatta bunun dışında bir de bazı grupların kriz dönemlerinde popülarite açısından parladıkları da biliniyor. Bunun hikmeti nedir bilemesek de örneğin AC/DC’nin böyle bir ünü var. Bir AC/DC seveni olmasam da global krizin ortalığı salladığı bu günlerde bu grubun uzun bir aradan sonra ortada aniden belirmesi bir tesadüf değil anlaşılan. Yıl sonu piyasasından yararlanmak için sıraya giren albümlerden elekten geçmiş bir yeni liste ise aşağıda:

Puantaj; 1: Yaramaz, 2: Pek sarmaz 3: Temiz iş, 4: Mutlaka dinlenmeli 5: Vay canına !

Guns N Roses- Chinese Democracy (Kasım, 2008) : 15 yıldır çıktı çıkacak derken, Guns N Roses dan sadece uçuk kaçık Axl Rose’ın yürüttüğü kayıt çalışmasının sonunda milyonlarca dolar harcanıp ortaya çıkan bu album neden bir zamanın en sıkı gruplarından birinin adını taşıyor anlmak olası değil. Axl ve adamlarını İstanbul’da yuhalamıştık. Ama album üstün bir prodüksiyon kalitesinin yanında bir kaç sıkı parçaya da sahip. Temel özellik ise 15 yıl öncesinde kalınmış olması. Bir de sadece gitarla ilgilenenler için bazı ders notları mevcut. (2+ )

AC/DC - Black Ice (Ekim,2008) : 8 yıl sonra çıkardıkları bu albümde AC/DC ,bildiğimiz gibi. Düz ve eğlenceli basit rock. Vokalde Brian Johnston sesini korumakta. AC/DC fanatiklerini bir düzeyde tatmin edebilir. Onun dışında yeni bir tını yok. (2+ )

Snow Patrol- A Hundred Million Suns (Ekim, 2008) : 2006′nın milyon satışlı Eyes Open’ın dan sonra bu 5. albümleri, Kuzey İrlandalı pop-rockçıların. Coldplay misali ortalıkta çok bulunan bir türe saplanmış yumuşak ve sıkıcı ama iyi işlenmiş piyasa müziği. (1+ )

Nickelback -Dark Horse (Kasım, 2008) : Muhafazakar (!) Amerikancı grup 6. stüdyo albümlerinde yine aynı ve hep aynı. Uzun yolda arabada dinlenebilecek her yerden alıntılı fakat iyi çalınan klasik rock. (2)

The Last Shadow Puppets - The Age of the Understatement (Nisan, 2008 ) : Arctic Monkeys’den Alex Turner’in yanına Rascals’dan Miles Kane’i alıp kotardığı bir yan proje. Arkada ise Londra Metropolitan Orkestrası. 60′ların ünlü orckestral popçusu Scott Walker’ın izinde ve de bir miktar Bowie etkileri taşıyan çok ciddi bir iş. Bu adamların 22 yaşında olduklarını bilince insan şaşırıyor. Bond müziği gibi bir pop-rock arayanlar için kaçırılmaz, bizim için ise sadece ilginç. (3)

Killers - Day & Age (Kasım, 2008) : Çıkışlarından beri dikkatle izlediğim grup bu 3. albümlerinde deneysel çabalar içinde 80′lerin pop şaklabanlarına yaklaşmış. Vokalde Mormon, Brandon Flowers hala sıkı olsa da, toptan yazık olmuş gruba. Hele bir saksafon kullanımı var ki ciddi tahammül gerektiriyor. Yazık. (2 - )

The Cure- 4:13 Dream (Ekim, 2008) : Bu 30 yıllık İngiliz art-rock grubu ne varsa eskilerde var dedirtecek istemeden de olsa. 4 yıldan beri bu ilk ve 13. stüdyo albümlerinde artık 4 kişiye de inen The Cure, döktürüyor. Grubun Wish dönemiyle birebir örtüşen bir müzik arayanlar bu albümde aradıklarını bulacaklar. Piyasaya bu kadar ters ve bu kadar iyi iş çıkarmak zaten başlı başına bir cesaret işi, ama virtüozite de şaşırtıcı. Sonuçta torpilsiz (4) .

Ara 05 2008

Cognos Nereye ?

Kategori: İş Zekası Çözümleri

Bu satırlarda bir yıl önce İş Zekası çözümleri piyasasındaki konsolidasyon furyasında Cognos’un ,IBM’e satıldığından söz edilmişti. (Bknz.: Cognos da Satılırken) Bu tür satınalmaların kurumsal kullanıcılarda haklı endişeler yarattığından ve özelllikle dev tedarikçilerin bünyesine alınan çözümlerde inovasyon gereklerinin ikinci plana düşebileceği ve temel hedefin satın alınan çözüm demetinin ,dev tedarikçinin ürün/hizmet gamına uydurularak mevcut portföy erişim olanaklarını arttırmak olarak belirdiğinin altı çizilmişti.

Aradan bir yıl ve  çeşitli Cognos toplantı ,açıklama ve kullanıcı deneyimleri geçtikten sonra gelinen nokta yukarıdaki tespitleri haklı kılar yönde. IBM devasa büyüklüğü göz önüne alındığında Cognos’un assimilasyonu ile elde edebileceği ilave kanal satış ve hizmet olanaklarını tahmin edildiği gibi özgürce kullanmakta. Bunda da ilk tercihi Cognos’un stratejisini IBM ürünleriyle bağdaştırmak oldu beklenildiği gibi.

Global planda en yüksek ve sektörelde dikey kurumsal kullanıcıya sahip olan İş Zekası çözüm platformu Cognos ( onu hemen arkasından SAP’nin Business Objects’I izlemekte halen.) ,rakipleri gibi tümleştirme açısından platform bağımsız kalmayı şimdilik sürdürse de 8 v4 sürümü ile birlikte açıkça IBM’in DB2, Infosphere, Filenet gibi mevcut çözüm gamına yönelik giderek daha fazla optimizasyonun yolda olduğunu hissetirmekte. Bağımsız Cognos müşterilerinin orta vadede IBM çözümlerine mecburen çekileceğine yönelik güçlü işaretler var .

Benzer yönelim SAP Business Objects, Oracle BI Enterprise Edition ve Oracle’ın elindeki bir diğer ünlü uygulama; Hyperion için de geçerli. Halbuki kullanıcı - burada özellikle ERP kullanıcılarının durumunun altını çizmek gerekiyor - platform bağımsız kalmak ve sadece teknolojik değil ekonomik olarak da bunun avantajlarını sürdüremeyeceği ardışık lisanslama uygulamalarından kaçınma peşinde. Bu çelişik durum mevcut ekonomik kriz şartlarında belki geçici olarak kullanıcının lehine konumlanabilir şimdilik, ama kriz geçer gibi olmaya başladığında dev tedarikçilerin politikalarını ağır şekilde bastıracaklarına kuşku duyulmamalı.

Bu gelişmeler çerçevesinde Cognos 8 v4 de açıklanan teknik yeniliklere de göz atmak gerekiyor. IBM Cognos çakışan bazı ürünlerin ( örneğin PowerPlay, TM1, Cubing Services for OLAP ve TM1, ve Planning for CPM, gibi) hangisinin terk edileceği yönünde net bir yol haritası vermemekte şimdilik. Bu sürüm daha ziyade tümleştirme ve platform eksiklerine yönelik iyileştirmeler taşıyor. Özellikle görsel planda ciddi iyileştirmeler sağlayacak kozmetik ekler de var.(Flash temelli dashboard’lar, ilave tablo ve tasarım şablonları gibi.) Sektörlere özel dikey çözümlerin de giderek artmakta olduğu söylenebilir.İki adet de yeni ,paket analitik uygulama var: Financial Performance Analytics ve Banking Risk Performance. Zamana uygun çözümler bunlar. Ama IBM Cognos CPM (Kurumsal Performans Yönetimi ) çözüm veya modellerinde halen rakiplerinden geride. Bu alanın SOA ve BPM’deki (İş Süreçleri Yönetimi) önemli olanakların istismarına yönelmeden gelişmesi ise olası değil. Bakalım IBM Cognos çözümlerine CPM için gerekli inovasyonları getirebilecek mi ? Kısa vadede bu yönelim gözükmüyor. Belki orta vadede.

Kas 30 2008

BAM Mimarisi Üzerine

Kategori: Yazılım, İş Süreçleri Yönetimi

İş Süreçlerini İzleme (Business Activity Monitoring-BAM) uygulamaları uzun zamandan beri mevcut. En kısa tanımla BAM adıyla özelleşen bu uygulamaların amacı gerçek ya da yakın gerçek zamanlı olarak çeşitli iş performans metriklerinin sunumu. Diğer ölçme tekniklerinden farkı ise bu uygulamaların “andaki” şartları göstererek düzeltici müdahalelere olanak sağlayabilmesi ve de yine anlık ileriye dönük tahminler de verebilmesi.

Gerçek zamanlı raporlama öncelikle imalat/üretim sektörlerinde ve satış sistemlerinde gelişti. BAM için belki de eski bir kavramın yeniden adlandırılması da denilebilir, o nedenle. Ancak bu günkü anlamının özel bir içeriği de var: Geçmişte başlayan ve hala da süren süreç izleme teknolojilerinden farklı olarak BAM deyince ortam ve girdi açısından “çok unsurluluk” ve farklı kaynaklardan beslenebilme anlaşılmakta. Bu gelişme ise BAM mimarilerinde oluşan önemli nesil farklılıkları ile daha rahat açıklanabilir.

1.Nesil BAM mimarileri (1960 larda başladı) , iş -ya da üretim diyelim - süreçlerinin herbirinin kendine ait bir izleme uygulaması olmasına dayanmakta. Bu gün de yoğunlukla kullanılmakta. Bir örnek olarak ; bir üretim hattının dış etmenler ile ilgilenilmeden gerçek zamanlı kontrolü gösterilebilir.Bu tür bir örnekte izlenen üretim hattının diğer hatlarla ilişkisi ya da tedarik zincirindeki diğer süreçlerle herhangi bir bağlantısı yer almaz. 1.nesil BAM’da metrikler ve alarmlar dolayısıyla tek bir işlem süreci ile sınırlıdır ve veri modeli dış kaynaklara doğru büyültülemez.

2.Nesil BAM mimarileri (2001 civarı başladı), iş süreçlerinin biribirleriyle ilişkilerini gözardı etmeyen bir yapısal özellik taşımakta. Bu tür bir tekniğin gelişmesi doğrudan “orta katman” (Middleware) teknolojilerinin ortaya çıkması ile ilişkili. 2.nesil BAM’larda ;BAM uygulaması yine tek başına dururken orta katmandaki mesajlaşma olanağı sayesinde çoklu olay/gösterge (event) kaynaklarından belenebilmekte. Örneğin ,Pazardaki çeşitli Servis Yönetim Araçları bu nesilden.2.nesil BAM; veri modelinin sürekli güncellenebilme , “dashboard” ve “sınır noktası”(threshold) izleme olanakları ile klasik iş zekası çözümlerinin yapamadığı pek çok işi becerebilmekte.

3.nesil BAM (2006 civarı başladı), aynı zamanda “gömülü” (embedded) BAM olarak da adlandırılabilir. Bu nesil BAM uygulamaları, 2.nesil BAM’ın genişletilebilir veri modeli özelliklerini içerse de ondan, bir uygulamanın, özgün bir yazılım geliştirme ortamının ya da bir İş Süreçleri Yönetim uçtan uca çözümünün (BPM suite) ile tümleşik olması ile ayrılmakta. 3.nesil BAM ürünleri bu tümleşiklik özelliğine karşın kendi ortamları/uygulamalarının dışından her türlü girdiyi de izleyebilme yeteneklerine sahipler.Tümleşiklik BAM uygulamasına önemli bir esneklik ve ölçeklenebilme karakteri sağlamakta şüphesiz.

4.nesil BAM (2010 larda çıkması bekleniyor), ise henüz sadece bir öngörü ve doğrudan Servis Odaklı Mimarideki (SOA) gelişmelere paralel bir beklenti.Bu nesil BAM uygulamalarının işlevlerini harici “servisler” kullanarak sağlayacakları öngörülüyor. Bir kurumsal veri yolu (ESB- Enterprise Service Bus) üzerinden , izlenecek süreçlere yönelik biribirinden ayrık duran İş Zekası, Veri Servisleri, Olay İşleme (Event Procesing) , Kural Motoru (Rule Engine),ve alarm/uyarı servislerinin özgün yeteneklerinin gerçek zamanlı kullanımına dayalı bir mimari. Bu nedenle “Composite BAM” da denilmekte.

Bir yatırım kararı için ise BAM mimarisinin mükemmeleşmesini beklemeye gerek yok.Mevcut 3 nesil çözümden kurumun gereksinimlerine uygun biri her zaman seçilebilir. Dikkatli olunması gerekli bir nokta ise haricen tedarik edilen çoğu iş uygulaması içinde bir BAM mevcudiyetinin artık genel-geçer bir olgu olduğu. Dolayısıyla stratejik olarak çeşitli BAM uygulamalarını birbirine bağlayabilecek bir süreç izleme mimarisinin hedeflenmesi gerekmekte. Buna olanak yoksa bile klasik raporlama ve analiz araçlarının dışında, yakın gerçek zamanlı bir süreç izleme politikasına yönlenmek bile kurum için önemli bir başlangıç olacaktır.

İzleyici Anketi

Kas 23 2008

Bulutlar Toplanırken…

Kategori: Bilişim Yönetimi, Gelecek

Daha önceki bazı yazılarda da değinilen Bulut İşlem (Cloud Computing) uygulamaları krizin baskısına rağmen giderek gelişmekte. Her ne kadar yatırım ve geliştirme açısından doğrudan kaynak daralmasıyla ilgili olarak bir yavaşlama beklense de, orta vadedeki en önemli uygulama alanlarından bazılarının Bulut kanatında olacağı kesin gibi.

Malum; Bulut İşlem, kullanıcılara internet üzerinden, teorik olarak sonsuz ölçeklenebilir işlem kaynaklarına erişim olanağı sağlayan bir yeni yönelim.Bu kaynaklar kullanıcının iş uygulamaları içerisinden Web Servis API’leri ile tahsis edilebilmekte ve “kullandığın kadar öde” temelli iş modellerine sahip. Henüz Bulut kullanıcıları ağırlıkla yazılım geliştiriciler ve yeni kurulan web şirketleri. Kurumsal bilişim tarafından ilgiyle izlense de henüz Bulut işleme hızlı bir yönelme söz konusu değil.

Kurumsal bilişimin güvenlik ve kesintisizlik açılarından daha yüksek beklentilerinin henüz Bulut bileşenleri tarafından karşılanmaması bir yana, kurumsal iş uygulamalarının lisanslama ve destek açısından Bulut’a yerleşmelerinde bir çok soru işareti var.Ancak bu alandaki yeni gelişmeler kurumsal bilişimin yavaş yavaş Bulut’u kullanmaya gideceğine ait önemli ip uçları taşımakta.

Politikalarını beğenelim beğenmeyelim BT devlerinin Bulut yönelimlerini izlemekte ise çok yarar var. Geçenlerde Oracle’ın açıkladığı yenilikler de bu nedenle önemli.

Oracle’ın bu yeni yöneliminde, Oracle kullanıcılarının, uygulamalarını, Amazon’un Elastik İşlem Bulutu Web Servisleri ortamında ( Amazon Web Services’ Elastic Compute Cloud- kısaca Amazon EC2 ) lisanslayabilmeleri mümkün kılınmış oluyor. Böylece kullanıcılar mevcut Oracle veritabanı, Oracle Fusion Middleware veya Enterprise Manager lisanslarını, Amazon EC2 de kullanabildikleri gibi bu ortam için yeni lisanlar ve daha da önemlisi destek alabilecek duruma gelmiş oluyorlar.

BT’nin “İş” ile uyumlu değil de tam kaynaşmış olduğu uç ve en yetkin örneklerden Amazon’un sürekli geliştirilen iş modelinde EC2 sayesinde kullanıcıların sanal makineleri saat başına kiralayabildiklerini ve bu aralar saat kiralarının 10 ile 80 cent arasında değiştiğini belirtelim. Oracle’ın da bu iş modeli içinde Amazon ortamına göre biçimlendirilmiş sanal makine görüntülerini (VM images) Oracle yazılımları ile birlikte sunması kullanıcıların bu tür kaynakları aşırı kısa sürelerde hemen devreye alabilmesi olanaklarını yaratmakta.

Bu yeni olanaklar özellikle hızlı ve ucuz çözüm peşindeki kurumsal BT açısından kısa süreli kullanıma yönelik alanlarda (örneğin test, kontrol ve ve modüler uygulama geliştirme işleri ) ciddi bir çözüm olabilecek gibi gözüküyor. Aynı şekilde Oracle’ın Secure Cloud Module adını verdiği bir başka çözüm ise Amazon Bulut’u üzerinde yedekleme olanaklarını kolaylaştırmakta. Amazon Simple Storage Service (Amazon S3 olarak adlandırılıyor) bulut üzerinden tape yerine diskte yedekleme olanağı sağlamakta. Burada da hem Oracle’ın hem Amazon’un yeni gelir umutları büyük. Kullanıcı açısından da önemli getiriler belirgin.

Tüm bu gelişmeler şüphesiz yüksek geniş bant olanaklarının bulunduğu bölgelere yönelik. Bizim gibi internet erişiminin hem zayıf kapasiteli hem de aşırı maliyetli olduğu yerlerde ise sadece seyirlik…

Kas 17 2008

İş Değeri Gösteriminde Basit bir Model

Kategori: Bilişim Yönetimi

 Kurumlardaki bilişim harcamalarının yaratacağı iş değerinin belirlenmesi, ölçülmesi ve kurumun karar mekanizmalarında kabul ettirilebilmesi öteden beri güç bir iştir. Kurumun içinde varolmaya çalıştığı dış dünyanın sürekli değişen şartlarından kaynaklanan basınçlar nedeniyle de bir BT yatırımı/harcaması için yola çıkarken hazırlık süresi çok kısa olabilir.BT Yönetimleri şartlar ne olursa olsun önerdikleri ya da kendilerinden önerilmesi beklenen (bir yatırım ya da gider yaratıcı ) BT çözümlerini, İş Yönetimi gözlüğünden bakarak değerlendirmedikleri sürece hüsran kaçınılmazdır. İş Kanadı BT ye yatırım yaparken, ürün, hizmet,özellik veya fonksiyonlar açısından bakmaz önerilen çözüme. Daha çok çıktı, daha çok ciro, daha iyi kalite, daha düşük maliyet, daha yüksek pazar payı, daha çok kar gibi doğrudan iş metrikleridir onun için önemli olan. O nedenle BT yönetimleri faturayı ödeyecek olanlara bu tür iş metriklerine dayalı, onların dilinden bir çekici iş değeri yaratılacağını kanıtlamak durumundadırlar.

İş performansını arttıracak her şeyin sonunda ciro artışı ya da maliyet azalışı getireceğini söyleyip geçmek yeterli olamayacağına göre ,yüzlerce hesaplama tablosu ya da topoloji sunumu yerine en az bir iş değeri metriğine dayalı, bir değer saptaması yapmak çoğu zaman BT yatırımının/planının iş yönetimine satışı için çok daha kuvvetli bir argüman yaratacaktır.

Bu türden bir saptamayı yapabilmek için ise çok basit bir karar modeli üzerinden uygun bir iş değeri kategorisi ve ona uygun metrikler sunabilmek en pratik ve gerçekçi yöntem olabilir.

Aşağıdaki şemada bu basit yöntem özetlenmekte. (Büyültmek için tıklayınız.) Bir BT yatırımının İş Değeri üç temel kategoride araştırılabilir: Dönüşüm yaratabilecek olanlar, sadece işi sürdürebilmek için gerekli olanlar, doğrudan para getirecek olanlar. BT yatırımının bunlardan hangisinin tetikleyicisi olacağı şüphesiz net belirlenmek ve ilgili metrikler de ona göre hesaplanmak durumunda. Ara kategoriler ya da biribiri ile geçişebilen beklentiler olabilirse de ,işleri karmaşıklaştırmadan temel bir İş Değerinin üzerine yoğunlaşıp, ikincil ya da yan değer yaratılarını bir ayrıntı olarak ele almakta ise ciddi fayda bulunmakta.Büyültmek için Tıklayınız

Büyültmek için tıklayınız.

İş değeri kategorisi seçimi ve metriklerinde en zorlanılacak alan ise malum, “Dönüşümcü ,devrimci yönelimler.” Bu kategorideki yaklaşımlar belki de hiç net olamayan ya da taktiklerle karışmış halde, muğlak bir biçimde bulunan kurumsal stratejiye bağlı. Bu strateji net olarak önünüze gelmiyor ise ,yatırımınız ya işi sürdürmek içindir, ya da ek bir mali getiri yaratmak için. BT yönetiminin kendi başına ortaya çıkıp “dönüşümcü” bir iş stratejisinin önerilen BT çözümü ile oluşacağını varsayması tam bir hayaldir. Evet, güzel bir hayal ama gerçek yaşamda geçersiz ve sonucu üzücü olabilir.

Clicky Web Analytics