2009’un Dersleri ?

Geride bırakılan yılda ekonomik krizin ya da deyimi tersine çevirirsek kriz ekonomilerinin kurumsal BT alanına damgasını vurduğu malum. Dünyada ve Türkiye’de aniden daralan iş hacimlerinin işletmelerde halen gizli kalmış büyük verimsizlikleri ortaya çıkardığı da. Bu verimsizliklerin üzerine gidilip gidilemediği ise ayrı bir konu. Optimalizasyon yapacak zaman ve kaynak olmayınca doğrudan gider kısıtlamasına gidilen pek çok kurumda bu verimsizlikler haliyle , ekonominin normalizasyon sürecine taşınacak.
Yaşananlardan ders çıkarabilen ve dersini iyi çalışıp, ekonominin normalizasyon sürecinde gerekli uyarlamaları yapabilen kurumların rakiplerine fark atacağını söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Ancak bu tür bir farkın yaratılabilmesi için zamanlama ve hız ya da kurumsal jargona halen pek de oturmamış bir deyimle “çeviklik” önemli. Kurumlar ve kurumsal BT birimleri bu çabalarını 2010 yılında acilen başlatmak durumundalar.
2010, ekonomik normalizasyon sürecine ait iyimser beklentilerle birlikte, durgun ve sıkıntılı bir yıl olmaya aday, öte yandan. Bu yıl da büyük kurumsal BT yatırımları ya da projelerinin pek fazla gözükmeyeceği kesin. Ancak bu durgunluğun ,BT’de içe dönük pek çok çalışmanın yapılabilmesine ve 2011 den itibaren yapılabilecek “dönüştürücü” yatırım ve yönelimlerin plan ve kararlarının alınabilmesine de olanak verdiği unutulmamalı.
Şüphesiz hem ders çıkarabilme hem de bu çıkarsamaların gereklerini yerine getirebilme açısından bir kurumun ve haliyle içindeki BT unsurunun hangi kategoride olduğu da belirleyici .
Kurum;
- Yaşam savaşı mı vermekte ?
- Rekabetçiliğini korumaya mı çalışmakta ?
- Rakiplerinden kopmaya mı odaklı ?
Maddenin 3 hali gibi, kurumların da tarih içerisindeki anlık durumlarını özdeşleştirebileceğimiz bu 3 kategoriden hangisinde olunduğu önemli. Bir kurum ve onun BT unsurunun ortalama 2 bilanço dönemindeki yönelimlerini bu “haller” belirleyecek. Yine bu hallere göre de hem alınan dersler hem de bunların sonuçları farklı olacak.
Farklı olmayacak bir tek şeyden ise bahsetmek gerekiyor. Bu satırlarda yine yazıldığı üzere krizler hem kurumların hem de BT’nin güvenilirliği/inandırıcılığında (kredibilitesi) erozyonu arttırır. Kurumsal BT de ise kredibilite erozyonu kriz öncesinden bu yana zaten varlığını hissetirmekte olduğu için ,bir de krizin etkisi ile bu erozyon, kurumsal yapı taşlarının diğer unsurlarına göre daha da fazla göze batmakta ,şimdi.
O nedenle önümüzdeki dönemde kurumsal BT yönetimlerinin bu aşınmayı tersine çevirmeleri için planlı/programlı ve yüksek ivmeli çabalara girmeleri gerekiyor. Bu çabalar kurumlarının yukarıda özetlenen 3 durumdan hangisinde olduklarına bağlı olarak farklılaşacak olsa da zaman kendini gösterme zamanı.

Ocak 5th, 2010 at 22:48
Merhaba üstad,
Kurumların maddenin bu 3 halinden sadece birinde değil aynı zaman diliminde ikisinde birden bulunmaları da söz konusu olabiliyor sanırım..
Hürmetler ..